Vural Uzundağ – Spleen Fanzin Sayı 2

Tünel

işte yürüdüğüm bozkırda gövdemden bahsediyorum, biraz
derinliğe doğru kaybolan aydınlık, asfaltı yoran bir kalabalık
sonrası hiç çizilmemiş bir haritaya bakarak yürümekse, sen
orada gizli bir köşede saklanansan, ben çıkıyorum dışarı, elma
yıllardır içimde patlamayı bekleyen bir embriyo, yasak
duvarların üzerinden telaşla atlamayı bekleyen bir çocuk, ben
aşağıda, ışıksız, gölgesiz, derisi atmış bir yılandan oyulmuş yüzümle
bekliyordum.
sandım ki kasırganın ardından gelen ufkun rengi sarıdır ve
gergin bir yaydan geriye doğru fırlayan yüzüm çarpışıyor gövdemle
ayak tabanlarım patlamış, bulutlar toplanıyor ne kadar istemesem
tünele doğru herşey karmakarışık, hâlâ içimde yorgun bir Eyyûb.
bir ucunda kan var bu gecenin bir ucunda tavandan sarkan örümcek
seviyordum.
nereye döndüysem, baktım uğultulu bir ayrılık düğümü, gemicilerin
bakışlarında buldum sarnıcın dingin gölgesini. karaya çıkan her yolcu gibi
ayak tabanlarım çıplak, gemi; uğruna perdah çektiğim atların yüzü
dizginsiz ilerleyen gecede saçlarım, herşey değişti yurdum sandığım vahada
durdum. nasıl uykunun düşte ördüğü bir sanrıya sarıldım
korkuyordum.


Tan Tolga Demirci söyleşisi – Spleen Fanzin Sayı 2

Söyleşiyi okumak için, tıklayınız:

http://surrealismus.blogspot.com/2012/01/kadnn-sesi-siddettir-cunku-o-baktg.html


Lâle Müldür – Spleen Fanzin Sayı 2

ANNEYİ ÇEVRELEYEN TAROT

Ne güzel kartların vardı ANNE!
ÇEVRELENMİŞTİN kupa aslarıyla,
Renksel şövalyelerle ve Siyahçıl asa şövalyeleriyle

Ne güzel niteliklerin vardı!
Güzel biraz soğuk ama aristokratik yüzün
Ve o yeşilimtrak gri-mavi gözlerin
Uzunumsu biçimli erotik bembeyaz vücudun…

Kuşun getirdiği haç ve M harfi anne
Simgelemek için seni Müzeyyen Müzeyyen Müzeyyen
Üç kız üç kupa kaldırmış havaya
Bırak çekingenliğini kutla anne kutla onlarla

Sal paralarını sal ortaya anne
Kazandığın helal biçimde öğretmenliğinden
Ve postmodern butikçiliğinden…


Özkan Kula – Spleen Fanzin Sayı 1

Yahut Hayırsız Yılmaz’da Bıyıkların Yukarı Sarkması

Işık huzmesinin de bir çağrısı şudur
hiç kimse göz üzerinden karanlığa hapsedilemez
çağrıldığında gelen bir gelecek
atlarımızı bağlamadan da gezeceğimiz boş meydanlar
bir kez olsun istiyoruz bunu

ey tınısı tınmayan etekli kavanoz
çok sancılı geçerse atın doğumu arap
sezaryen bulunduğundan bu yana İngiliz
durgunluğun kayığındaki hareket gibi değil öyle

bir cam kumunu bulamayacak
nergis koklamayacak hiçbir burun…


Spleen Fanzin Twitter’da!

Takip etmek için tıklayınız:

https://twitter.com/?lang=tr&logged_out=1#!/SpleenFanzin


Spleen Fanzin 3 Çıktı!

pdf için tıklayınız!


afiş görseli:
zeynep aygül – kestim kara saçlarımı sizin için kestim saçlarımı saçlarımı hep kestim tutacak kadar kalmasın dedim çünkü bir başkaldırma ancak saçlarından tutulur kırılıyor insan bazen saç uçlarına kadar ve saçlar öyle ümitsiz yüzecek olgun akşamların ağırlığından, 2011


Harun Atak’tan bir şiir, Spleen Fanzin Sayı 1’den

TEKVİN ve HİÇLİK KİTABI ya da ÂH

Spleen Meseli ya da Bir Köz Mayası

Ben ki bana hep küf.. Ucuydum ıssızın: Kökağrısı!
Kanıksayan. Sakat saatlerde..
Çözülüşüydüm eklemlerin, yörüngesizliğe

Kökağrısı: Zehirli alaşımıdır, ilk sarsıntının

Ben ki bana hep boş.. Salyangoz kabuğuydum
Avuçiçlerine yürüdüm sıkıntının
Sınandığım zemini çevreledikçe, toz

Sıkıntının avuçiçleri, bazen: Bir köz mayasıdır,
bulanık

Tortusu sindi zerrelerime
:
Kaos.